top of page
Synergy Logo TR.png

Alman Çelik Endüstrisi ve Enerji Krizi - Erkin Sancarbaba


Almanya'nın tarihsel gelişiminin incelersek küresel rekabetçi ve ithalata dayalı ekonomik modelin başarısının sanayi altyapısının istikrarına bağlı olduğu sonucuna varırız. Mevcut ekonomik modelin korunması Almanya'nın enerji arzını istikrarlı fiyatlar ve uzun vadeli garantilerle sağlayabilmesi ile mümkün olmuştur ve bu yorumu Alman sanayisinin geleceği için de uyarlamak kuşkusuz mümkündür. Derinden hissedilen ve jeopolitik gelişmelerle doğrudan bağlantılı olan enerji krizi, Alman sanayisinin küresel pazar payına ve dolayısıyla Almanya'nın rekabet gücüne yönelik bir tehdit oluşturmaktadır.


Alman ekonomisi için stratejik öneme sahip sektörlerin ve ülkenin sanayi altyapısının temel taşlarının izlediği yol haritaları Alman politika yapıcıları için bir merkez üssü konumundadır. Alman sanayisi için stratejik öneme sahip olan ve enerji yoğun olarak nitelendirilen çelik endüstrisinin artan enerji fiyatlarına verdiği tepki ve aldığı önlemlere makale kapsamında değinilecektir. Alman şirketlerinin mevcut durumunu değerlendirmeden önce, Avrupa'da sektör genelindeki atmosfer göz önünde bulundurulmalıdır.


Avrupa genelinde çelik sektöründeki üretim daralması, enerji krizinin bir üretim krizine dönüşmekte olduğunu teyit ediyor. Küresel ölçekte faaliyet gösteren Belçika-Fransız şirketi Aperam yetkililerine dayandırılan verilere göre, şirket Haziran ayından bu yana sadece %50 üretim kapasitesi ile üretim yapmaya devam ediyor. Avrupa genelinde çelik sektöründe görülen üretim daralması, Covid-19 salgını sonrasında zaten artmış olan fiyatlar üzerindeki enflasyon baskısını daha da arttırıyor.


Avrupa'nın diğer bölgelerinde sektör, üretimde bir kesinti döneminden geçiyor. Başta ArcelorMittal ve Acerinox olmak üzere İspanya'da faaliyet gösteren çelik üreticileri ya üretim kapasitelerini düşürmeyi tercih etti ya da üretimi geçici olarak durdurdu. Şirketlerin aldığı kararların temel nedeni elektrik fiyatlarındaki önlenemez yükseliş oldu.


Alman çelik endüstrisinin önündeki en büyük engel, Eylül ayından bu yana Kuzey Akım 1 boru hattı üzerinden iletilen doğal gaz akışının azalmasıdır. Sektörde üretimin kesintiye uğraması birçok alanı olumsuz etkileyecek bir domino etkisi yaratabilir. Almanya'da da benzer sorunlarla karşılaşılmaktadır. Şirketlere gelince, Avrupa'nın en büyük ikinci şirketi olan Thyssenkrupp'un çelik bölümü, artan enerji maliyetlerinin üretim üzerindeki etkisini hissediyor. Şirket yetkililerinin belirttiğine göre, fabrikalarındaki üretim süreçlerini doğal gazdan ham petrol ya da kömüre dönüştürmek çok zor. Doğal gaza erişimde sorun yaşanması halinde üretimde aksamalar ve teknik zararlarla karşılaşılabiliyor.


Almanya'nın ikinci büyük çelik üreticisi Salzgitter de şirketin Peine tesisindeki eritme işlemlerinin azaltıldığını açıkladı. Ocak-Haziran dönemine ilişkin veriler, Almanya'nın çelik üretiminin 2021 yılının aynı dönemine kıyasla %5,5 oranında azalarak 19,56 milyon tona gerilediğini ortaya koyuyor. Söz konusu durumdan hareketle Almanya'nın küresel ölçekte taşıyıcılarından biri olduğu çelik sektöründe pazar hakimiyetini kaybetmekte olduğu yorumları yapılıyor. Ülke, 2021 yılı sonu rakamları doğrultusunda çelik üretimini 2020 yılına kıyasla %12,3 oranında artırarak 40,1 milyon tona yükseltti ve dünyanın en büyük sekizinci üreticisi oldu.


Artan enerji fiyatları nedeniyle kritik sektörlerde küresel konumun korunamaması, Alman ekonomisinin üretime dayalı rekabet gücünü tehlikeye atıyor. Alman hükümeti kötüye gidişi yavaşlatmak için harekete geçerek teşvik mekanizmasının hızlandırılmasını öngörüyor. Gaz fiyatı "savunma kalkanı" programı kapsamında Alman hükümeti, hane halkını ve özel sektörü enerji fiyatlarındaki artıştan korumak için 200 milyar avro harcamayı öngörüyor. Plan, yüksek gaz fiyatlarının etkilerini sınırlamak için gaz ve bölgesel ısıtma için katma değer vergisi oranının 2024 baharına kadar %7'de kalmasını, ayrıca tüketiciler ve şirketler için elektriğin sübvanse edilmesini öngörüyor. Uygulanacak politikaların çelik sektörüne somut anlamda ne kadar katkı sağlayacağı belli olmasa da Alman hükümetinin ülkenin sanayi altyapısına derinden bağlı olan sektörü göz ardı etmeyeceği açık. Etkisi şimdiden hissedilen enerji krizi birçok ülkede kalkınma hedeflerini ve büyüme hedeflerini sekteye uğratmış, ekonomiler açısından stratejik kabul edilen sektörler tehdit altına girmiştir. Almanya için çelik sektörü tehlike altında olarak gösterilmekte olup, sektörün Alman sanayi altyapısı ve ülkenin ekonomik modeli için önemi tartışılmazdır. Dolayısıyla yakın gelecekte üretim krizinin etkilerini azaltmak için şirketlerin ve Alman hükümetinin atacağı adımlar, Alman ekonomisinin gidişatını öngörebilmek için dikkatle izlenmelidir.

Commenti


bottom of page