Synergy Logo TR.png

Almanya'nın Yeni Gaz Depolama Yasası - Erkin Sancarbaba


Hükümetleri gerçekçi enerji politikalarına yönelmeye zorlayan mevcut kriz ortamı, enerji arz güvenliğinin korunmasına yönelik yasal altyapının oluşturulması için gerekli adımların atılmasını gerektirmektedir. Enerji ihtiyacının karşılanması için enerji tedarikçileri ve enerji nakil yollarının çeşitlendirilememesinin yanı sıra krizin etkilerini ortadan kaldıracak gerekli tedbirlerin alınmaması birçok ülkenin iç piyasadaki talebi karşılamakta yetersiz kalmasına neden olmuştur. Avrupa Birliği ülkelerinin söz konusu çıkmazı göz önünde bulundurarak biraz geç de olsa düzenleme yapmaya başladıkları görülüyor. Mevcut enerji krizinin boyutunun ve sonuçlarının değerlendirildiği Almanya'da, enerji piyasasında arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik yasal düzenlemelere hız verildi. Buna göre Almanya'da yeni gaz depolama yasası parlamento tarafından onaylandı ve 1 Mayıs'ta yürürlüğe girecek. Yeni yasa, kıştan önce yeterli gaz depolamasının sağlanmasını hedefliyor.


Yasa gereği, Alman hükümetinin geçmişte özelleştirilen ve bugüne kadar devlet kurumlarından bağımsız inisiyatifleri karar alma süreçlerinde kullanabilen gaz sektörünü izleyeceği öngörülüyor. Yeni yasal düzenleme gereği gaz depolama müşterilerinin kanunda belirtilen alt limitler doğrultusunda depolama yapmaları gerekmektedir. 1 Nisan 2025'e kadar geçerli olacak düzenleme kapsamında, doğal gaz arzı için kritik dönemin başlangıcı olan 1 Ekim'e kadar gaz depolama tesislerinin ve yeraltı mağaralarının %80 oranında dolu olması sağlanacak. Söz konusu gerekli depolama oranı 1 Kasım itibariyle %90 ve 1 Şubat itibariyle %40 olarak belirlenmiştir.


Yasa, özellikle kış aylarında olası bir enerji arz güvenliği sorununun etkilerini azaltmak ve kritik dönemlerde gaz fiyatlarında spekülasyon oluşmasını önlemek için depolama oranlarını yüksek tutmayı hedefliyor. Bu doğrultuda kanun kapsamında belirlenen asgari depolama seviyelerine ulaşılmasını sağlamak için talimat, yasaklar ve para cezaları da belirlenmiştir.


Stratejik gaz altyapısı ve enerji yatırımlarının kamulaştırılmasına yönelik yeni enerji depolama kanununda herhangi bir hükmün bulunmamasını, enerji piyasalarına güven vermeyi amaçladığı şeklinde yorumlamak mümkündür. Ancak diğer yandan yeni yasanın hükümete enerji arz güvenliği endişesiyle müdahale yetkisi vermesi, Almanya'da enerji sektöründe piyasa odaklı yaklaşımın terk edildiği eleştirilerini de beraberinde getirdi. Bir diğer eleştiri noktası, kanunda mevcut sözleşmelerin yeni rejime uyarlanmasını öngören hükümlerdir. Mevcut sözleşmelerin kanunda öngörülen temel değişikliklere uyarlanmasında güçlükler olduğu değerlendirilmektedir.


Gazprom Germania tarafından işletilen doğal gaz depolama tesislerinin işletmesinin, ülkede enerji arz güvenliğinin tam olarak sağlanması gerektiği gerekçesiyle Almanya'nın enerji şebekesi düzenleyicisi (Bundesnetzagentur) tarafından devralındığı biliniyor. Söz konusu kamulaştırmanın Almanya'nın enerji güvenliğine nasıl katkı sağlayacağı konusunda sorular var. Alınacak bu tür kararların enerji piyasasında güvensizliğe yol açacağı ve mevcut krizin boyutlarını derinleştirmekten öteye geçemeyeceği söylenebilir.


Alman enerji sektörünün aşmaya çalıştığı krizi anlamak, yasanın aldığı önlemleri ve hedeflediği kazanımları anlamak açısından önemli. Almanya'nın toplam gaz depolama kapasitesi yaklaşık 24 milyar metreküp ve bu miktar ülkenin yıllık iç tüketiminin dörtte birine tekabül ediyor. Geçen Mart ayında ülkenin gaz rezervlerinin toplam kapasiteye göre %25 seviyesinde olduğu bildirilmişti.


Söz konusu yasa, zamanlaması dikkate alındığında, Almanya'nın iç pazarına gaz arzı açısından yetersiz kalan rezervlerin güçlendirilmesine odaklanıyor. Ancak mevzuat, Almanya'nın en büyük enerji tedarikçisinin hala Rusya olduğu ana sorunun kökenini görmezden geliyor. Mevcut tutarsızlığın boyutunu ortaya çıkarmak için Almanya'nın Nord Stream 2 boru hattı projesini dondurduğunu hatırlatmakta fayda var. Ayrıca aktif Kuzey Akım 1 boru hattından yapılacak sevkiyatların durdurulması önerileri Avrupa Birliği'nin gündeminde yer almaya başladı. Bu koşullar doğrultusunda ise Alman şirketlerine yasal düzenlemelerle büyük miktarlarda gaz depolama zorunluluğu getirilerek sürekli bir doğal gaz alımının sağlanmasının sürdürülebilir olup olmadığı tartışmalıdır.


Rus gazına alternatif olarak LNG yollarına yapılan vurgunun Alman tüketicilere nispeten ucuz gaz sağlama potansiyeline sahip olup olmadığı Alman politika yapıcılar tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirilmelidir. Avrupa'nın LNG terminallerinin hiçbiri Almanya'da bulunmuyor ve Avrupa ülkeleri mevcut terminalleri doğrultusunda maksimum kapasitede LNG ithal etseler bile Rusya boru hattı gazının yaklaşık yarısını karşılayabiliyorlar. Buna ek olarak, LNG'nin Rus gazına alternatif olmasının bir diğer zorluğu da altyapı gereksinimlerinin yetersizliğidir . çünkü Avrupa'ya ulaşan LNG'nin gazlaştırılması ve terminallerden talep merkezlerine ulaştırılması için mevcut boru hatlarında önemli kapasite artışlarının yanı sıra ülkeler arasında yeni arabağlantıların inşa edilmesi gerekiyor.

Sonuç olarak, mevcut yasal düzenlemelerin uygulanması ile verimli ve duyarlı enerji politikalarının tasarlanması arasında güçlü bir bağlantı olmasına rağmen, yasal düzenlemelerin başarısı kesinlikle enerji stratejilerinin tutarlılığına bağlıdır. 1 Mayıs'ta yürürlüğe girecek olan Alman gaz depolama yasası, ülkelerin enerji yol haritalarını belirlerken politika yapıcıların incelemesinde fayda var. Alman enerji piyasasının alışık olmadığı olağanüstü hükümler içeren yasa, içeriği açısından değerlendirildiğinde Avrupa'daki enerji krizinin boyutlarını gözler önüne seriyor. Mevcut koşullarda benzer yasal düzenlemelerin diğer Avrupa ülkelerinde de uygulanmasının kaçınılmaz olduğu öngörülebilir.