top of page
Synergy Logo TR.png

Buğday Piyasası: Yeni Bir Arz Güvenliği Sorunu - Erkin Sancarbaba


Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, sonuçları hala tahmin edilemez olan jeopolitik bir çıkmaza dönüşüyor. Bu işgal planı yıllardır konuşulmasına ve son aylarda dünya kamuoyunun gündemine gelmesine rağmen ABD ve Avrupalı müttefikleri Rus işgalini engellemek için somut bir çaba göstermedi. Bu savaşın başlaması, enerji güvenliğinin tesisi kadar önemli yeni bir konuyu gündeme getirdi: buğday arzının sürekliliğinin güvencesi. Bölge ülkelerinin hububat ithalatında Ukrayna ve Rusya'ya bağımlı olması yeni bir krize neden olma potansiyeline sahiptir. Bir an için bu ülkelerden biri işgal altında, diğeri saldırgan konumunda. Bu durum, kısa sürede oluşabilecek arz sorunları ve fiyat istikrarsızlıkları ile ilgilenmeyi zorunlu kılmaktadır.


Avrupa'da bu kış yaşanan enerji krizi şimdiden geleceğin habercisi oldu. Bu krize rağmen Avrupa ülkelerinin çoğu kömür ve nükleer enerji gibi enerji kaynaklarına mesafeli bakıyor. Söz konusu kaynakların yerini alabilecek alternatiflerin sunulamaması, Avrupa'da her kış geçerli olacak kronik enerji krizleri riskini de beraberinde getirmektedir. Tüm bu gelişmelere ek olarak, Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş yeni bir krizin başlangıcı olabilir. Söz konusu iki ülkenin kapasitesi , dünya buğday üretiminin yaklaşık dörtte birini oluşturmaktadır . Avrupa'nın tahıl ambarı olarak tanımlanan Ukrayna topraklarında yaşanan savaş, bölgenin buğday arz güvenliğini tehlikeye atıyor. İşgal haberlerinin ardından başlayan fiyat artışı sonucunda buğday fiyatları on dört yılın zirvesine ulaştı .


Buradaki temel sorun, Ukrayna'da çatışmaların yoğunlaştığı alanların buğday tarlaları olmasıdır. Başka bir deyişle, çatışmaların yoğunlaşması Ukrayna'nın buğday üretimini engelleyebilir ve tarımsal ihracatı zorlaştırabilir. Özellikle Mısır, Endonezya, Türkiye, Pakistan, Bangladeş ve Afrika ülkelerinin Ukrayna'dan yaptığı buğday ithalatı sayıları dikkate alındığında, gelişmekte olan ülkelerin artan gıda fiyatlarına karşı çözüm bulması gerekebilir. Gelişmekte olan ülkelerin zaten enflasyonla mücadele ettiği düşünüldüğünde, buğday ve tahıl arzının aksaması gelişmekte olan ülkelerde zaten var olan ekonomik sorunları derinleştirecektir.

Öte yandan, Avrupa'da gıda fiyatlarının yükselmesi kaçınılmaz olarak değerlendirilmelidir. Avrupa'nın buğday ithalatında üç ülke büyük rol oynuyor: Ukrayna, Rusya ve Kanada. Savaş senaryosunun kötüleşmesi durumunda Ukrayna'nın ihracat kapasitesi daha da düşebilir ve Rus buğdayına yaptırım uygulanması gündeme gelebilir.


Yaptırımların hayata geçmesiyle ilgili olarak Rusya, doğal gaz ihracatında olduğu gibi buğday ihracatını da Çin ve Asya- Pasifik bölgesine kaydırabilir . Çin, ani bir kararla Rusya'dan buğday ithalatına getirilen kısıtlamaları kaldırdı . Bu iki ülke arasındaki demiryolu altyapısı, Rus buğdayının Çin'e transferini sağlıyor. Ancak Avrupa Birliği, Rusya'nın buğday ithalatına uygulanacak bir yaptırımın etkilerini ortadan kaldıramıyor. Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri'nin yaptırım uygulanan tahıl miktarına alternatif ihracatçı olmaları mümkün görünmemektedir. Ayrıca İran, Suriye, Irak, Türkiye, Mısır gibi ülkelerde kuraklık nedeniyle buğday üretim miktarında zaten sorunlar vardı. Dolayısıyla, Ukrayna'daki savaşın şu anda Covid 19 pandemisi nedeniyle toparlanma sürecinde olan ve yüksek enflasyonla mücadele eden dünya ekonomisine zarar vereceği açık. Gıda fiyatlarındaki kaçınılmaz artışlar özellikle gelişmekte olan ülkelerde enflasyon riskini artıracak ve enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracaktır.


Sonuç olarak, ABD ve Avrupalı müttefiklerinin, Ukrayna halkının yıllardır verdiği özgürlük mücadelesini yok sayan mevcut Rus işgaline karşı somut bir irade ortaya koyamaması, küresel bir etki yaratacaktır. Çünkü Ukrayna hükümetini zamansız kararlar almaya iten yerine getirilmeyen sözler, Ukrayna'daki savaşın ana nedenlerinden biridir. Derinleşmesi muhtemel mevcut savaşın tahıl ve özellikle buğday üretimini kesintiye uğratması birçok ekonomide derin yaralar açabiliyor. Şu anda gerekli ilgiyi görmemiş olsa da enerji arzının devamlılığı kadar önemli bir konu olduğundan söz edilebilir. Tahıl fiyat artışlarının tamamen engellenemeyeceği aşikâr görünse de, tarımsal iş birliğini kontrol altına alacak çok taraflı ve kapsayıcı bir küresel mekanizmanın kurulması, arz güvenliğinin yanı sıra fiyat kontrolünün sağlanması için de acil bir gereklilik haline gelmiştir. Aksi takdirde pazarda tüketici ülkeler için alternatifler oluşturmak daha zor olacak ve bu da dünya ekonomisinin kırılganlığını artıracaktır.

Comentarios


bottom of page