top of page
Synergy Logo TR.png

Türkiye Bölgesel Enerji Merkezi Olabilecek Mi? - Erkin Sancarbaba


Günümüzde Ukrayna’da devam etmekte olan ve uluslararası kamuoyunun gündemini meşgul eden savaş ortamı, insanlığı yeni bir krizle yüzleşmek zorunda bırakmaktadır. Çoğu ülkenin çıkarlarını birçok anlamda tehdit eden mevzubahis kriz ortamı, hükümetleri ve şirketleri ani politika değişikliklerine zorlayarak yeni yol haritaları oluşturmaya mecbur kılmaktadır. Bu politika değişikliklerine en çok konu olan alanların başında da şüphesiz enerji gelmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki geçmişte yaşanan ekonomik ve politik krizler, hiçbir kriz ortamının kalıcı olmadığını göstermiştir. Ukrayna Savaşı gibi çok boyutlu ve etki alanı bu denli geniş olan ihtilaf durumları da krize taraf olan ve ayrıca çevrede bulunan ülkeleri kalıcı çözüme ulaşma açısından seferber etme potansiyeline sahiptir. Diğer yandan da kriz sonrası döneme yönelik uzun vadeli enerji politikalarının planlanması, enerji güvenliği açısından önem arz etmektedir.


Bu doğrultuda enerji arzı için faydalı olan kaynakların değerlendirilmesi sürecinde politik gelişmelerden bağımsız, verimliliğe odaklı ve rasyonel yaklaşımların sergilenmesi önem arz etmektedir. Diğer yandan da istikrarlı ve gelecek vaat eden mevcut enerji güzergâhlarının kapasitesinin artırılması yoluyla enerji fiyatlarında yaşanan belirsizlik hâli bertaraf edilebilir.


Türkiye, gerek stratejik konumu gerekse şu ana kadar yapımında ve işletilmesinde rol aldığı çeşitli enerji nakil hatlarına sahip olması nedeniyle alternatif bir enerji aktarım merkezi olma potansiyeline sahiptir. Çevresinde bulunan zengin doğalgaz ve petrol rezervlerinin Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması konusunda geçmişten bugüne önemli roller üstlenen Türkiye, Güney Gaz Koridoru girişiminin kilit oyuncusu olmuştur. Türkiye; Hazar Havzası, Orta Doğu, Doğu Akdeniz Havzası ve Orta Asya doğal gazının Avrupa’ya ulaştırılması konusunda gittikçe artan rolü vasıtasıyla bölgenin enerji aktarım merkezi olmaya en yakın adaydır.


Azerbaycan, İran ve Rusya’dan gelen doğal gazın çevre ülkelere iletimi aşamasında transit bir ülke konumunda olan Türkiye, enerjinin iletimi konusunda tecrübeli kurumlara ve şirketlere sahiptir.

Hazar Denizi’ndeki Şah Deniz Gaz Sahası ve Hazar Denizi’nin güneyindeki diğer gaz sahalarında üretilen doğal gazın önce Türkiye ve ardından Avrupa’ya iletimini hedefleyen Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP), Avrupa’nın doğal gaz ihtiyacının sağlanmasında kritik rol oynamaktadır. Boru hattı, yıllık 16 milyar metreküp doğal gaz iletim kapasitesine sahiptir. Bu kapasite, boru hattı güzergâhına beş kompresör istasyonu eklenmesiyle yıllık 31 milyar metreküp seviyesine ulaşabilir. Şah Deniz sahasında giderek artan doğal gaz üretimi, TANAP projesinin stratejik önemini artırmaktadır. 2021 yılında, özellikle Şah Deniz-2 Gaz Sahası’nda üretim kapasitesinin artmasıyla beraber Şah Deniz Gaz Sahası’nda yaklaşık 23 milyar metreküp doğal gaz ve 4 milyon tondan fazla doğal gaz kondensatı üretildi. Şah Deniz’de bulunan mevcut tesislerin sahip olduğu toplam doğal gaz üretim kapasitesi ise günlük yaklaşık 72 milyon metreküp ve yıllık 26 milyar metreküptür. Mevcut olan üretimin gelecekte de artması bekleniyor. Şah Deniz Konsorsiyumu’nun en büyük hissedarı olan BP, 2021 yılının temmuz ayında Şah Deniz-2 Güneydoğu Kanadı’nda üretime başlandığını açıkladı. Hazar Denizi enerji havzasında giderek artan doğal gaz üretimi, özellikle Avrupa Birliği’nin doğal gaz ithalatçılarını çeşitlendirmesine ve yeni alternatiflere olan yönelimine katkı sağlama potansiyeline sahiptir.


Türkiye’nin stratejik önemini artıran bir diğer proje ise Türkiye’den Yunanistan’a doğal gaz iletimini sağlayan Türkiye- Yunanistan Doğal Gaz Enterkonneksiyonu (ITG) projesidir. 2007 yılında mevzubahis hat üzerinden doğal gaz arzına başlanmıştır. İki ülke arasındaki doğal gaz boru hattı, yıllık 11,5 milyar metreküp gaz taşıma kapasitesine sahiptir. Bu projeye önem katan bir diğer husus ise Türkiye ile Yunanistan arasındaki boru hattının devamı niteliğinde olan ve henüz projeden öteye geçemeyen Yunanistan-İtalya arasındaki boru hattı projesinin hayata geçme ihtimalidir. Teknik fizibilitesi tamamlanmış olan hattın gelecek dönemlerde hayata geçmesi durumunda Türkiye üzerinden İtalya’ya doğal gaz arzı sağlanmış olacaktır.


Mevcut projelerde görülmesi beklenen kapasite artışlarının yanı sıra, Türkiye’nin orta ve uzun vadeli enerji hedeflerini ilgilendiren konuların başında gelen meselelerden bir diğeri de Doğu Akdeniz’deki gaz sahalarında yaşanan gelişmelerdir. Doğu Akdeniz doğal gazını Avrupa’ya taşımaya yönelik olarak planlanan projelerin fizibilitelerinde yaşanan sorunlar ve bu projelerin yatırımları çekmede sorun yaşamaları dolayısıyla Doğu Akdeniz’de enerji koridoru tesis etmek mevcut yaklaşımlarla mümkün görünmemektedir. Diğer yandan ise uluslararası kamuoyunda değerlendirilmeye başlanan ve hayata geçirilmesi ihtimali rakiplerine göre fazlasıyla yüksek olan Türkiye-İsrail doğal gaz boru hattı fikri, bölgenin refahını olumlu yönde etkileyebilecek bir enerji koridoru oluşturma potansiyeline fazlasıyla sahiptir. İsrail açıklarındaki Tamar ve Leviathan gaz sahalarındaki rezervlerin Avrupa piyasasına ulaştırılması, Avrupa Birliği’nin enerji alanındaki uzun vadeli politika hedeflerine ulaşmasının önünü açacaktır. Proje aşamasında kalan diğer boru hattı projelerine kıyasla nispeten kısa bir güzergâh olması dolayısıyla Türkiye, İsrail gazının Avrupa’ya iletilmesi açısından fırsatlar sunmaktadır. Türkiye’nin, Doğu Akdeniz enerji koridorunun oluşturulması konusunda ortaya koyduğu somut irade ve diplomatik çaba, bölgesel bir işbirliğinin tesis edilmesi açısından önemlidir.


Orta Asya’daki gaz rezervlerinin de Güney Gaz Koridoru kapsamında Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması, planlanan bir diğer kapsamlı projedir. Halen planlama aşamasında olan Trans Hazar Doğal Gaz Boru Hattı ile Türkmen doğal gazının, Hazar Denizi’nin altından Azerbaycan’a ulaştırılıp, hâlihazırdaki boru hatları ile de Gürcistan ve ardından Türkiye’ye ulaştırılarak Avrupa’ya iletimi planlanmıştır. Planlanan boru hattı projesinin doğal gaz iletim kapasitesinin ise yıllık 10-16 milyar metreküp olması planlanmaktadır. Hayata geçmesi halinde Güney Gaz Koridoru’nun etki alanını ve kapasitesini genişletecek olması dolayısıyla Trans Hazar Doğal Gaz Boru Hattı planının Avrupa açısından stratejik önemi yüksektir. Türkiye de Türkmen gazının Güney Gaz Koridoru’na kazandırılmasıyla enerji iletiminde oluşacak kapasite artışının altından kalkabilecek potansiyele ve altyapıya sahiptir.


Mevcut krizin varlığı, komşularıyla olan iş birliğinin boyutlarını artırma konusunda Türkiye’yi teşvik edecektir. Nitekim Geçtiğimiz aylarda Irak’tan Türkiye’ye doğal gaz ithalatının artırılması gündeme gelmiştir. Kısa vadede Irak’taki altyapının yetersiz olması ve pazar güvenliğinin tam olarak tesis edilememesi dolayısıyla büyük beklentilere girmek anlamsız olacaktır. Ancak uzun vadede Irak doğal gazının Türkiye’ye ulaştırılması, hem Türkiye’nin iç piyasadaki enerji ihtiyacını karşılayacaktır hem de Avrupa’ya iletilen doğal gaz miktarında artışa katkı sağlayacaktır.


Küresel enerji piyasalarına da sirayet eden mevcut kriz ortamı, ülkeler açısından yeni ve çok yönlü enerji politikalarının inşa edilmesi zorunluluğunu doğurmuştur. Enerji arz güvenliğinin tesisi, planlanacak ve uygulanacak olan enerji politikalarının merkezinde olmak zorundadır. Son aylarda yaşanılan gelişmeler, ülkelerin enerji güvenliğini garanti altına almaları için yeni enerji rotalarına yönelmelerini zorunlu kılmaktadır. Zaten hâlihazırda hayata geçirilmiş olan alternatif enerji nakil hatlarında kapasite artışına gidilmesi ise istikrarlı enerji arzının tesisi açısından makul bir seçenek olarak görülmektedir. Güney Gaz Koridoru kapsamındaki doğal gaz sahalarının mevcut üretim miktarını artırma kapasiteleri bulunmaktadır. Diğer yandan ise mevzubahis güzergâhta yapılacak yatırımlarla enerji nakil hatlarında da gerekli kapasite artışının elde edilmesi kaçınılmazdır. Tarihte başarılı projeler arasında yer alan Güney Gaz Koridoru, Avrupa Birliği ve diğer Avrupa ülkelerine alternatif doğal gaz güzergâhlarına yönelme açısından fırsatlar sunmaktadır. Uzun vadede yeni doğal gaz boru hatları vasıtasıyla bölgedeki çeşitli doğal gaz sahalarının da Güney Gaz Koridoru kapsamına alınması mümkün görünmektedir. Yeni enerji koridorları oluşturulması suretiyle hem bölgenin hem de Avrupa’nın enerji ihtiyacının temininin sağlanmasında Türkiye’nin stratejik önemi büyüktür. Yaşanan enerji krizinin atlatılmasına yönelik yapıcı çözüm önerileri sunmaya hazır olan Türkiye, bölgesel kalkınmanın önemli araçlarından biri olma potansiyeline sahip yeni enerji güzergâhlarının tesis edilmesi konusunda somut bir irade ortaya koymaktadır. Gelişmiş altyapısı, enerji alanında yılların tecrübesine sahip kurumları ve şirketleri ile Türkiye, bölgenin gelecekteki enerji aktarım merkezi olma yolunda hızla ilerlemektedir.

Comments


bottom of page